Kayıtlar

İlyada ve Odysseia: Homeros'un Ölümsüz Destanları ve Antik Yunan'ın En Büyük Hikâyeleri

Resim
İlyada ve Odysseia: Homeros'un Ölümsüz Destanları "Savaşın yıkıcılığı mı, yoksa insanın eve dönüş özlemi mi? Homeros'un iki büyük destanı, aradan yaklaşık üç bin yıl geçmesine rağmen hâlâ insanlığın en güçlü hikâyelerini anlatmaya devam ediyor." Homeros Kimdir? Antik Yunan edebiyatının en büyük ismi kabul edilen Homeros , Batı edebiyatının temel taşlarını oluşturan iki büyük destanın yazarıdır: İlyada ve Odysseia . MÖ 8. yüzyılda yaşadığı düşünülen Homeros'un gerçekten tek bir kişi mi olduğu, yoksa bu eserlerin uzun sözlü anlatı geleneğinin ürünü mü olduğu hâlâ tartışılmaktadır. Ancak kesin olan bir gerçek vardır: Homeros'un eserleri yalnızca Yunan dünyasını değil, Shakespeare'den James Joyce'a, Dante'den Tolstoy'a kadar sayısız yazarı derinden etkilemiştir. İlyada: Savaşın Destanı İlyada, çoğu kişinin düşündüğünün aksine Troya Savaşı'nın tamamını anlatmaz .  Destan, savaşın onuncu yılındaki yaklaşık elli günlük kısa bir dönemi konu alır. ...

1. ve 2. Dünya Savaşları MindMap

Resim
 

İlyada Destanı: Homeros’un Ölümsüz Troya Hikâyesi

Resim
İlyada Destanı: Homeros’un Ölümsüz Troya Hikâyesi Batı edebiyatının en eski ve en etkileyici eserlerinden biri olan İlyada , yaklaşık 2.700 yıldır savaşın, kahramanlığın, öfkenin ve ölüm karşısındaki insanın hikâyesini anlatıyor. Destanın merkezinde Troya Savaşı vardır. Ancak Homeros bize savaşın tamamını anlatmaz.  İlyada, savaşın onuncu yılında yaşanan yaklaşık birkaç haftalık bir döneme ve özellikle büyük Akha savaşçısı Akhilleus’un öfkesine odaklanır. Tanrılar insanların kaderine müdahale eder, krallar iktidar uğruna çatışır, kahramanlar ölümsüz bir şöhret için hayatlarını ortaya koyar. Ve bütün bunların merkezinde Anadolu'nun kuzeybatısındaki Troya vardır. Homeros Kimdi? İlyada'nın geleneksel yazarı Homeros olarak kabul edilir. Homeros'un MÖ 8. yüzyıl civarında yaşadığı düşünülse de hayatı hakkında kesin bilgilerimiz oldukça sınırlıdır.  Hatta tarihçiler arasında Homeros'un tek bir tarihsel kişi olup olmadığı konusunda dahi uzun süredir tartışmalar vardır. İlya...

Kral Midas: Dokunduğu Her Şeyi Altına Çeviren Kralın Trajik Hikâyesi

Resim
Kral Midas: Dokunduğu Her Şeyi Altına Çeviren Kralın Trajik Hikâyesi Tarihin ve mitolojinin en unutulmaz hükümdarlarından biri olan Kral Midas , bugün hâlâ “dokunduğu her şeyi altına çevirmek” sözüyle hatırlanıyor.  Ancak Midas’ın hikâyesi yalnızca zenginlikle ilgili değildir.  Onun öyküsü; hırs, güç, pişmanlık ve insanın sahip olduklarının değerini geç fark etmesi üzerine kurulmuş çarpıcı bir anlatıdır. Üstelik Midas yalnızca mitolojik bir karakter de değildir.  Antik Anadolu'nun güçlü krallıklarından Frigya'nın Midas adlı gerçek kralları bulunuyordu.  Zaman içerisinde tarihsel Midas ile Yunan mitolojisindeki efsaneler birbirine karıştı. Anadolu'nun Güçlü Krallığı: Frigya Midas denildiğinde hikâyenin bizi götürdüğü yer Anadolu'nun tam ortasıdır. Friglerin en önemli siyasi merkezlerinden biri, bugünkü Ankara'nın Polatlı ilçesi yakınlarında bulunan Gordion 'du.  Frigya özellikle MÖ 8. yüzyılda Anadolu'nun önemli güçlerinden biri hâline geldi. Antik kaynakla...

93 Harbi’nin Osmanlı Tarihindeki Yeri ve Balkan Savaşları' na Uzanan Süreç

Resim
93 Harbi: Osmanlı’nın Kaderini Değiştiren Savaş 93 Harbi, yalnızca Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yaşanan büyük bir savaş değildir.  Balkanların etnik ve siyasi haritasını değiştiren, yüz binlerce insanı yerinden eden, Osmanlı’nın Avrupa’daki hâkimiyetini ağır biçimde sarsan ve sonraki onlarca yılın krizlerine zemin hazırlayan tarihsel bir kırılmadır. Savaş, Osmanlı takviminde 1293 yılına denk geldiği için halk arasında “93 Harbi” olarak anılmıştır.  Miladi takvime göre ise savaş 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı dır. Savaş Neden Çıktı? 19.yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti, Balkanlar üzerindeki hâkimiyetini korumakta giderek zorlanıyordu.  Milliyetçilik hareketleri güçlenmiş, özellikle Sırp, Bulgar ve Karadağlı topluluklar arasında bağımsızlık talepleri yaygınlaşmıştı. Rusya ise kendisini Balkanlardaki Ortodoks ve Slav halkların koruyucusu olarak görüyor, aynı zamanda Osmanlı üzerindeki nüfuzunu artırmak ve sıcak denizlere ulaşmak istiyordu. 1875’te Bosna-Hersek’t...