Kayıtlar

Erich Fromm’ un Felsefesi

Resim
Erich Fromm’un Felsefesi: Sahip Olmak mı, Olmak mı? Modern insan özgür mü, yoksa özgür olduğunu mu sanıyor? Erich Fromm’a göre bu soru, çağımızın en büyük yanılgısını ele verir. Fromm, yalnızca bir filozof ya da psikolog değildir; o, modern insanın ruhsal röntgenini çeken bir düşünürdür. Freud’un öğrencisi olarak yola çıkmış, fakat insanı sadece içgüdülerle açıklamanın yetersiz olduğunu fark ederek insanı toplum, ekonomi ve kültürle birlikte ele alan hümanist bir felsefe geliştirmiştir. İnsan Doğası: Ne Tamamen İyi Ne Tamamen Kötü Erich Fromm’a göre insan: Ne doğuştan bencildir Ne de otomatik olarak iyidir İnsan potansiyellerle doğar . Bu potansiyellerin nasıl açığa çıkacağı ise yaşadığı toplumsal düzen tarafından belirlenir. “İnsanın karakteri, içinde yaşadığı toplumun ekonomik ve kültürel yapısının bir ürünüdür.” Yani sorun bireyde değil, çoğu zaman onu şekillendiren sistemdedir . Sahip Olmak mı, Olmak mı? Fromm’un en çarpıcı ayrımı budur. Sahip Olma Modu Da...

Modern İnsan

Resim
Modern İnsan Tezi: İnsan Neden Böyle Oldu? Modern insan tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar bilgili , ama aynı zamanda hiçbir döneminde olmadığı kadar yorgun . Her şeye ulaşabiliyor; fakat hiçbir şeye tam olarak tutunamıyor . Peki ne oldu da insan, mağaradan çıkıp gökdelenler inşa ederken iç dünyasında bu kadar çöktü? Bu yazı, modern insanın neden böyle olduğunu anlatan bir tez denemesidir. 1. Modern İnsan Her Şeye Sahip, Ama Kendine Değil Tarih boyunca insanın temel mücadelesi hayatta kalmaktı . Bugün ise mücadele anlam bulmak . Aç değiliz ama iştahsızız Güvendeyiz ama huzursuzuz Bilgiliyiz ama kararsızız Modern insan dış dünyayı kontrol altına aldı;  ama iç dünyasını kaybetti . Eskiden insan: “Bugün hayatta kalabildim mi?” diye soruyordu Bugün insan: “Ben kimim, neden mutsuzum?” diye soruyor 2. Hız = Anlam Kaybı Modern çağın en büyük putu hızdır . Daha hızlı üret Daha hızlı tüket Daha hızlı düşün Daha hızlı unut Ama insan zihni biyoloji...

🌿 Teslimiyet

Resim
Sufizm, Kur’an, Jung ve Freud Üzerinden Derin Bir Yolculuk Teslimiyet çoğu zaman yanlış anlaşılır. Zayıflık sanılır. Vazgeçiş zannedilir. Boyun eğmekle karıştırılır. Oysa teslimiyet , özellikle Sufizm’de, insanın kendini yok etmesi değil;  egosunu susturup hakikate alan açmasıdır. Bu yazıda teslimiyeti; Kur’an ayetleriyle , Sufi bakış açısıyla , Jung’un bilinç–bilinçdışı teorileriyle , Freud’un ego kavramıyla birlikte okuyacağız. 📖 Kur’an’da Teslimiyet: “İslam”ın Kökü “İslam” kelimesi, Arapça S-L-M kökünden gelir.  Anlamı: teslim olmak, barışa ermek, güvenmek. Kur’an bu teslimiyeti şöyle tanımlar: “Kim ihsan bilinciyle kendini Allah’a teslim ederse, en sağlam kulpa tutunmuştur.”  (Lokman, 31/22) Buradaki teslimiyet: Pasiflik değil Kadercilik hiç değil Bilinçli bir bırakış tır Yani:  “Ben kontrol etmeye çalışmayı bırakıyorum, ama sorumluluktan kaçmıyorum.” 🕊️ Sufizm’de Teslimiyet: “Ben”den “Hak”ka Tasavvufta teslimiyet, nefsin ç...