Erich Fromm’ un Felsefesi
Erich Fromm’un Felsefesi: Sahip Olmak mı, Olmak mı?
Fromm, yalnızca bir filozof ya da psikolog değildir; o, modern insanın ruhsal röntgenini çeken bir düşünürdür. Freud’un öğrencisi olarak yola çıkmış, fakat insanı sadece içgüdülerle açıklamanın yetersiz olduğunu fark ederek insanı toplum, ekonomi ve kültürle birlikte ele alan hümanist bir felsefe geliştirmiştir.
İnsan Doğası: Ne Tamamen İyi Ne Tamamen Kötü
Erich Fromm’a göre insan:
-
Ne doğuştan bencildir
-
Ne de otomatik olarak iyidir
İnsan potansiyellerle doğar. Bu potansiyellerin nasıl açığa çıkacağı ise yaşadığı toplumsal düzen tarafından belirlenir.
“İnsanın karakteri, içinde yaşadığı toplumun ekonomik ve kültürel yapısının bir ürünüdür.”
Yani sorun bireyde değil, çoğu zaman onu şekillendiren sistemdedir.
Sahip Olmak mı, Olmak mı?
Fromm’un en çarpıcı ayrımı budur.
Sahip Olma Modu
-
Daha çok şeye sahip olma arzusu
-
Statü, güç, para, unvan
-
“Ben neyim?” yerine “Ben neye sahibim?”
Bu modda insan:
-
Kaybetmekten korkar
-
Sürekli karşılaştırır
-
Tatminsizdir
Modern kapitalist toplum, insanı bu moda zorlar.
Olma Modu
-
Deneyimlemek
-
Üretmek
-
Sevmek
-
Kendini gerçekleştirmek
“Gerçek zenginlik, sahip olduklarımız değil, olduklarımızdır.”
Fromm’a göre insan ancak olma moduna geçtiğinde özgürleşir.
Sevgi Bir Duygu Değil, Bir Eylemdir
Fromm, sevgiyi romantik bir duygu olarak değil, aktif bir tutum olarak tanımlar.
Gerçek sevgi:
-
Emek ister
-
Sorumluluk ister
-
Saygı ister
-
Bilgi ister
“Sevgi, sevilen nesneye yönelmiş aktif bir güçtür.”
Bu yüzden Fromm’a göre:
-
“Seviyorum” demek yetmez
-
Sevmeyi öğrenmek gerekir
Özgürlükten Kaçış
İnsan özgürlüğü ister ama aynı zamanda ondan korkar.
Fromm’a göre modern insan:
-
Özgürdür
-
Ama yalnızdır
-
Ve bu yalnızlıkla baş edemediği için otoritelere sığınır
Bu otorite:
-
Devlet olabilir
-
Din olabilir
-
İdeoloji olabilir
-
Hatta bir lider figürü olabilir
“İnsan özgürlüğü kazanırken, anlamını kaybetti.”
Bu yüzden insanlar çoğu zaman özgürlükten kaçarak güvenlik ararlar.
Sağlıklı Toplum Mümkün mü?
Fromm kötümser değildir.
Ona göre:
-
Hasta bireyler değil
-
Hasta toplumlar vardır
Sağlıklı bir toplum:
-
İnsanı tüketici değil, üretici yapar
-
Rekabet yerine dayanışmayı destekler
-
Sahip olmayı değil, olmayı teşvik eder
Bu yaklaşım, Fromm’un hümanist sosyalizm dediği düşüncenin temelidir.
Bugün Erich Fromm Neden Hâlâ Güncel?
Tüm bunlar Fromm’un yıllar önce işaret ettiği sahip olma hastalığının modern versiyonlarıdır.
Erich Fromm, insana “neye sahipsin?” değil, “kimsin?” sorusunu sormayı öğreten filozoftur.
Erich Fromm: Sahip Olan İnsan Yalnızdır, Olan İnsan Özgürdür
Erich Fromm tam burada konuşur.
Der ki:
İnsan, sahip olduklarıyla büyümez; olduklarıyla derinleşir.
Bir Yanılgı Olarak Başarı
İnsan kendini artık:
-
Bir profil fotoğrafı,
-
Bir performans grafiği,
-
Bir maaş skalası
olarak görmeye başlar.
Ve fark etmeden şunu sorar:
“Ben kimim?”yerine“Beni kaç kişi onaylıyor?”
Sahip Olmak ve Olmak: İki Ayrı Varoluş
Sahip Olma Hali
-
Tutunur
-
Biriktirir
-
Kaybetmekten korkar
-
Savunur
-
Sertleşir
Modern insan hiç bu kadar bağlantılı olmamıştı.Ve hiç bu kadar yalnız olmamıştı.
Erich Fromm bu çelişkiyi yarım asır önce gördü.Sorunu teknolojide değil, varoluş biçiminde teşhis etti:Sahip olmak ile olmak arasındaki kırılma.
Bugünün insanı “kimim?” sorusunu sormaz.Onun yerine şunu sorar:
Neye sahibim, nasıl görünüyorum, kaç kişi onayladı?
Ve tam burada yalnızlık başlar.
Sahip Olmak: Modern Maskenin Yeni Adı
Fromm’a göre “sahip olmak”, modern toplumun kutsalıdır.
Para, statü, beden, bilgi, ilişki…
Hepsi birer mülk hâline gelir.
İnsan artık:
-
Sevmez, sahip olur
-
Bilmez, depolar
-
Yaşamaz, tüketir
Bu modda insan kendini bir nesne gibi taşır. Kaybetme korkusu artar, temas azalır, derinlik kaybolur. Kalabalıklar içinde bile insan içsel olarak tek başınadır.
Jung’un Diliyle: Persona’nın Zaferi
Carl Jung bu tabloyu başka bir dilden anlatır: Persona.
Persona, insanın topluma sunduğu maskedir. Modern dünyada bu maske artık bir araç değil, kimliğin kendisi olmuştur.
-
Meslek = kimlik
-
Profil = benlik
-
Performans = değer
Jung der ki:
Persona ile özdeşleşen insan, gölgesini bastırır ama kendini kaybeder.
Fromm ise tamamlar:
İnsan neden bu maskeye muhtaç hâle geldi?
Cevap: Sahip olmak zorunda bırakıldığı için.
Olma Hali
-
Akıştadır
-
Üretir
-
Paylaşır
-
Derinleşir
-
Kök salar
Fromm’a göre insan ancak olma hâlinde insandır.
Olmak: Sessiz Ama Gerçek Bir Başkaldırı
-
Üretmektir
-
Deneyimlemektir
-
Sevmektir
-
Kendiyle temas hâlinde olmaktır
Olma hâlindeki insan:
-
Kendini satmaz
-
Kendini ispatlamaz
-
Kendini yaşar
Sevgi: Bir Duygu Değil, Bir Cesaret
-
Emektir
-
Disiplindir
-
Sorumluluktur
-
Bilinçtir
Sevmek, kendi sınırlarını aşma cesaretidir.
🧠 Jung – Fromm – Modern İnsan: Kısa Karşılaştırma
Carl Jung
-
İnsanı bilinçdışıyla tanımlar
-
Gölgeyle yüzleşmeyen insanın sahte bir benlik yaşadığını söyler
-
Persona (maske) çağımızda aşırı güçlenmiştir
Erich Fromm
-
İnsanı toplumla birlikte ele alır
-
Maskenin neden bu kadar cazip olduğunu açıklar
-
Sorunun bireyde değil, hasta sistemde olduğunu söyler
Modern İnsan
-
Persona = kimlik sanılıyor
-
Sahip olmak = var olmak sanılıyor
-
Görünürlük = değer sanılıyor
İkisi birlikte okunduğunda, modern insanın trajedisi netleşir.
Özgürlükten Kaçış: Güvenlik Uğruna Ruhunu Teslim Etmek
-
Sorumluluk ister
-
Yalnızlık ister
-
Cesaret ister
Bu yüzden insan:
-
Otoriteye sığınır
-
Kalabalığa karışır
-
Düşünmeyi devreder
Özgürlük ağırdır; zincirler tanıdıktır.
Modern insan çok şeye sahip olduğu için değil, kim olduğunu unuttuğu için mutsuzdur.
Erich Fromm bize şunu hatırlatır:
İnsan tüketici değil, oluşturucu bir varlıktır.
Modern Yalnızlık Nereden Geliyor?
Modern insan yalnız değildir çünkü kimsesi yoktur. Yalnızdır çünkü:
-
Kimseye olduğu gibi görünmez
-
Kendisiyle dürüst temas kurmaz
-
Sürekli oynar, ama yaşamaz
Jung’un bastırılan gölgesi ile Fromm’un sahip olma hırsı birleştiğinde şu ortaya çıkar:
Maskesi güçlü, içi boş bir insan.
Modern insanı yalnız yapan şey sevgisizlik değil; varoluşunu mülkiyete indirgemesidir.
Erich Fromm bize şunu hatırlatır:
İnsan bir “şey” değildir.
İnsan bir süreçtir.
Ve Jung’un fısıltısı eklenir:
Kendin olmaya cesaret etmediğin sürece,sahip oldukların seni kurtaramaz.
Yorumlar
Yorum Gönder