Kayıtlar

Yahudilerin Hz. Muhammed'e Sorduğu Sorular

Resim
Yahudilerin Hz. Muhammed'e Sorduğu Sorular ve Bu Soruların Hikmeti Bir Peygamberi Sınama Girişimi mi, Hakikati Arama Çabası mı? İslam tarihinin en dikkat çekici olaylarından biri, Yahudi âlimlerinin Hz. Muhammed'i (sav) sınamak amacıyla sordukları sorulardır.  Çünkü Medine ve çevresindeki Yahudi toplulukları, Tevrat'ta geleceği haber verilen son peygamberi bekliyorlardı. Ancak bekledikleri peygamberin İsrailoğulları içinden değil, Araplar arasından çıkması birçok kişiyi şaşırtmıştı. Bu nedenle bazı Yahudi âlimleri ve onların yönlendirdiği kişiler, Hz. Muhammed'in gerçekten Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber olup olmadığını anlamak için çeşitli sorular sordular. Neden Soru Soruyorlardı? O dönemde Yahudi din adamları; Tevrat'ı biliyorlardı. Eski peygamberlerin kıssalarına hakimdiler. Bazı bilgilerin sıradan insanlar tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını düşünüyorlardı. Bu nedenle: "Eğer bu kişi gerçekten Allah'ın elçisi ise, ancak va...

Mevlânâ'nın İnsana Sorduğu 40 Soru

Resim
Kendini Tanımanın ve İçsel Yolculuğun Rehberi Mevlânâ'nın öğretilerinde asıl amaç, insanın kendisini tanımasıdır.  Çünkü ona göre insan kendisini tanıdığında Rabbini, hayatın anlamını ve evrendeki yerini de anlamaya başlar.  Aşağıdaki sorular ve cevaplar Mevlânâ'nın düşünce dünyasından ilham alınarak hazırlanmıştır. Mevlânâ'nın temel mesajı bu soruların çoğunda özetlenir: "Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım." 1. Ben kimim? Cevap: Sen sadece beden değil, ruh taşıyan bir yolcusun. Gerçek kimliğin unvanlarında değil, özündedir. 2. Nereden geldim? Cevap: İlahi kaynaktan geldin ve yine ona döneceksin. 3. Nereye gidiyorum? Cevap: Her insan ölümle son bulmayan bir yolculuktadır. Asıl menzil ruhun olgunlaşmasıdır. 4. Hayatımın amacı nedir? Cevap: Öğrenmek, sevmek, gelişmek ve insanlığa fayda sağlamaktır. 5. Gerçek mutluluk nedir? Cevap: Dışarıda değil, huzurlu bir kalpte bulunur. 6. Neden korkuyo...

29.05.1453 İstanbul' un Fethi

Resim
İstanbul'un Fethi 29 Mayıs 1453, yalnızca bir şehrin el değiştirdiği tarih değildir.  Bu tarih, dünya tarihinin akışını değiştiren, Orta Çağ'ı kapatıp Yeni Çağ'ı başlatan dönüm noktalarından biridir.  İstanbul'un fethi; dini, siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel yönleriyle insanlık tarihinin en önemli olaylarından biri olarak kabul edilir. Henüz 21 yaşındaki bir hükümdarın, büyük imparatorlukların yüzyıllardır başaramadığı bir hedefi gerçekleştirmesi, tarihin en dikkat çekici başarı hikâyelerinden biridir. Tarihsel Arka Plan İstanbul, M.S. 330 yılında Roma İmparatoru I. Konstantin tarafından başkent ilan edildi. Daha sonra: Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nun merkezi oldu. Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yollarını kontrol etti. Hristiyan dünyasının en önemli merkezlerinden biri haline geldi. Şehir, yaklaşık bin yıl boyunca dünyanın en güçlü surlarıyla korundu. Osmanlı Açısından Fetih Neden Önemliydi? Osmanlı Devleti'nin Balkanlar ve Anadolu toprakları arasın...